Teknoloji geliştikçe buna bağlı olarak dünyada stratejiler de değişiyor.
Eskiden ideolojiler karşıtlarıyla çatışıyordu. Son zamanlarda ise aynı düşüncede, aynı zihniyette olan kişiler aynı potada eriterek yumuşak geçişler yapılıyor.
Günümüzdeki Atatürkçü, cumhuriyetçi, İslamcı, dindar, milliyetçi, Kürtçü, vatansever arasındaki çatışmalara bir de Trabzonluyu Trabzonluya vurdurarak itibar suikastı yapmak eklendi.
Bunu planlayanlar, belirli oranda başarılı da oluyorlar.
Düşünün: Karşıt bir görüş ya da yapıyla kapıştığınızda hem başarılı olma şansınız zayıf hem de bir sürü patırtı gürültü yaşayacaksınız
Son dönemde moda oldu: Teknolojiye yenik düşmeden önceki tüm çocuklar ve gençler gibi, gün boyu sokak aralarında “5’te haftayım, 10’da biter” ruhuyla büyüdü. Kahvaltısını yapıp 10’da biten maçlara başlar, ama bitmezdi, akşama kadar devam ederdi.
Kendi anlatımıyla; ‘ganzilis’ yaptı, topladığı parayla ‘gıymalı’ ziyafeti çekti arkadaşlarına.
18 yaşına kadar, ‘henüz doldurulmamış’ Yenimahalle, Beşirli ve Akyazı sahillerinde denize girdi.
Demek istediğimiz, bizden biri’ Ekrem İmamoğlu.
Trabzonlu…
Üniversite hayatının ardından iş hayatında başarılar elde etti, siyasete atıldı.
2014’te oyların yüzde 50’sini alarak, rekor kırıp Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi.
O süreçte Trabzon’u, Trabzonspor’u, okuduğu Trabzon Lisesini hiç unutmadı, hep destek oldu.
Ardından dev bir meydan okumaya girişti, kendi deyimiyle bir Cumhurbaşkanı, 17 Bakan, Valilik ve devletin tüm imkanlarına karşı mücadele etti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Ama hukuk tarihinin en garabet kararı ile, aynı zarf içindeki 3 oy geçerli, 1’i geçersiz sayıldı, seçim tekrarlandı. Trabzonlu inadı ile pes etmedi, ‘dik durdu’, ceketini çıkardı, kollarını sıvadı, bu kez tarihi fark atarak yine yazandı.
Cumhurbaşkanı, bakanların yanına müfettişler, savcılar eklendi, didik didik edildi hayatı, mobese kameralarıyla takip edildi, bula bula ‘ellerini arkadan bağladı’ diye dava açtılar, bir de tarihe geçen ‘ahmak’ davası var!
Ama Trabzon ruhu var ya, yılmadı, sözünü hiç esirgemedi, haksızlığa karşı en gür sesiyle karşı durdu, 2024 tarihinde gerçekleşen yerel seçimlerde oyların yüzde 51,14’ünü alarak yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
İBŞ Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Trabzon'da biraz öne çıkmış kişiler tarafından organize edilen saldırılar... "İmamoğlu’nu nasıl zedeleriz, nasıl hırpalarız; bunun sonucunda birilerine nasıl yağ çekeriz, onların nasıl gözlerine gireriz?" Bunu yapanlar şunu görmüyorlar: Yaptıkları İmamoğlu'na yarıyor ve bu süreçte birbirlerini eziyorlar...
Siz, bir olgu toplum tarafından kabul görmüşse, alıcısı varsa; ne kadar önünü kesmeye, onu yok etmeye çalışırsanız çalışın "Yel kayadan ne alır?" durumuyla karşı karşıya kalırsınız. Tıpkı
İmamoğlu'nun kazandığı ilk İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi gibi... Seçimi iptal etmek için "Yok bu oyu minare gölgesinde kullandılar, yok efendim oy kullanan şahsın perdesi aralıktı; yok tok, yok aç karnına oy kullandı veya gözlüklü, gözlüksüz kullandı." diye ipe sapa gelmez bir sürü sebepten dolayı seçim iptal edildi.
Sonrası malum: nerdeyse Trabzon'un nüfusu kadar fark attı İmamoğlu rakibine.
Toplumda Ekrem Başkan niye karşılık buldu:
Mert’tir, delikanlıdır. Geri vitesi yoktur, kaydırık gubbak işin içinde olmaz. Sözünün eridir, cesurdur. Gözünü daldan budaktan esirgemez. Her şeyle mertçe mücadele eder.
Bize de bağrımızdan çıkan "uşağımıza" sahip çıkmak düşer.