10 yıl önce sağlıkta dönüşüm başladı.
10 yıldır dönüyor… Buna göre, il sağlık müdürlükleri üçe bölündü. İldeki tüm hastaneler Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’ne bağlandı. Sağlık ocakları, laboratuvarlar, VSD ve AÇS’ler yeni kurulan Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’ne bağlandı. İl sağlık müdürlüklerine ise 112 Acil Servisler ve özel sağlık kuruluşları bağlandı.
İlk atanan Genel Sekreter Pratisyen Dr. Mustafa Kasapoğlu’nun yönetiminde birçok daire başkanlığı kuruldu. Eski Numune Hastanesi, Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği binası oldu. Hasta odaları bürolara dönüştürüldü.
Sonra da “Genel sekreter pratisyen olmaz” dediler. RTE Üniversitesi Tıp Fakültesi Kemik Hastanesi’ne, merhum Dr. Numan Gül’ün 12 yıl başhekimliğini yürüttüğü makama, son 12 yılda 8 başhekim atadılar. Bırakın hastaları, doktorlar ve hastane çalışanları bile başhekimin adını bilmiyor. İlçe hastanelerinde ise başhekimi, ilçenin kaymakamı bile tanımıyor.
Halk Sağlığı İl Müdürlüğü mü? Laboratuvar cihazlarını, kutulardan çıkarmıyor ki eskimesin! Vatandaş, Degirmendere Hayali Mahallesi Tamirhaneler Sokak’taki Halk Sağlığı Laboratuvarı’nı sorarak bile bulamıyor.
Başta Kanuni, Ahi Evren Kalp Hastanesi, Fatih Devlet Hastanesi ve şimdi de yeni açılacak olan Şehir Hastanesi, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlanmış durumda. İl Sağlık Müdürlüğü ise arada bir ambulansa yol vermek, Verem Haftası, Kanser Haftası, Aşı Haftası gibi işlerle ilgileniyor. Halkın sağlığı bozulunca devreye KTÜ Tıp Fakültesi ve İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı Tıp Fakültesi giriyor. (Bu fakültenin dekanı, personeli ve öğrencileri eski Numune Hastanesi binasında görev yapıyor.)
Bunlar yetmedi, bir de Trabzon Üniversitesi’ne bağlı Tıp Fakültesi kuruluyor.
Biz hâlâ sağlıkta dönüşüyoruz!