Kim ne derse desin, bu takımın başında oyun aklı ve bilgisi olan bir hoca olduğunda ve hatta bu takıma az da olsa bir oyun aklı ve savunma bilgisi verebilen bir hoca bulunduğunda, Trabzonspor’un içeride ve dışarıda yenemeyeceği takım yoktur diye her zaman konuştuk.

25 hafta boyunca bu takımın en büyük sorununun bir oyun organizasyon aklının olmaması olduğunu her maç sonrasında dile getirdiğimiz hâlde, futboldan çok topu seyreden taraftarlar, her kötü maçtan sonra tüm eleştiri oklarını futbolculara yöneltti.

Farklı skorlarla galip geldiğimiz maçlardan sonra bile, bu takımın bir oyun organizasyonundan bihaber, doğaçlama bireysel yeteneklerle bu sonuçları aldığını söylediğimizde, yine de gerçeklerden uzak, farklı nedenlerde sonuçlar aradılar. Nihayet bir oyun aklına ve savunma bilgisine sahip bir hoca olan Fatih Tekke takımın başına geçtiğinde, herkes üç günlük antrenmanla neler yapabileceğini merak ederken, biz sadece savunma bilgisi versin, bu Trabzonspor Başakşehir’i deplasmanda rahatlıkla geçer dedik.

İki farkla öndeyken ve rakip on kişi kalmışken, benim en çok dikkatimi çeken taktik şu oldu: Fatih Tekke, takımını önceki maçlarda gördüğümüz gibi "Nasıl olsa rakip eksik" diye paldır küldür rakibin üstüne yollamadı; tam tersine, onların gelmesini bekledi.

Sezon başından beri Trabzonspor’un şuursuzca saldırdığını gören ve buna göre taktik geliştiren diğer hocalar gibi, Çağdaş Atan da üstüne saldıracak bir Trabzonspor beklerken, karşısında soğukkanlı bir şekilde bekleyen farklı bir Trabzonspor görünce adeta şaşkına döndü ve soğukkanlılığını kaybetti.

İşte futbol bu. İşte oyun aklı, işte taktik ve sistem bilgisi!

Biz, "Şenol Hoca bu takıma demode futbol oynatıyor" derken tam olarak bundan bahsediyorduk. "Ben top oynatmak değil, taraftarlarımıza futbol seyrettireceğim" diyen Fatih Tekke, 26 maç sonra sezon başından bu yana ilk kez deplasman galibiyetini alırken, futbolcularına da özgüven aşıladı.

Uzun zaman sonra ilk kez set hücumuyla gelen goller gördük ve Pedro’yu, Visca ile rakip sağ açıkta verkaç yaparken izledik.

Uğurcan Çakır, kim ne derse desin, Türk Millî Takımı’nın bir numaralı kalecisidir ve dün akşamki galibiyette en büyük pay onundur.

Nihayet, 25 maç sonra oyun aklını ve oyun bilgisini sahaya yansıtan bir Trabzonspor izledik.

Fatih Hoca bu takıma geç geldi. Keşke daha erken gelebilseydi.